06 Aralık 2009 Pazar

Ariza Makukula - Doğuştan Kayserili





Bizim futbolculardan alışkınız. Her futbolcunun son geldiği takım nedense çocukluğunda rüyalarını süsleyen takımdır. Kefen giyip, rakip takım forması giymeyenleri de gördük. Neyse..

Ariza Makukula'ya bakın bir de, örnek alın. Adam Kayseri'ye gelmeden önce 2007'de ilk kez forma giydiği Portekiz Milli Takımı'nda ve 2008'de transfer olduğu Benfica'da 38 giymiş. Yani doğuştan olmasa da bir anlamda kendini hazırlamış Kayseri'de oynamaya..

Bunlar işin şakası, ancak Makukula'nın Turkcell Süper Lig'de 12 maçta attığı 12 gol şaka değil. Bu arada, TFF sitesinde Makukula'nın adı "Aziza" olarak görünmekte. Bakalım sezon sonunda nerede olacak, Kayseri'de mi, İstanbul'da mı, yoksa başka bir ligde mi? En çok merak edilen ise Güney Afrika'da olup olmayacağı..


İlginç Mezuniyetler 64


Jülide Ateş
Boğaziçi Üniversitesi - İngilizce Öğretmenliği

05 Aralık 2009 Cumartesi

UEFA Yılın Takımı 2009



Bizim seçimimiz bu yönde oldu. Oy vermek için buraya tıklayın.

25 Kasım 2009 Çarşamba

Her Yol Roma'nın Doğum Günü




25 Kasım 2008'de Taçtan Gol Yok adlı postla başlamışız Her Yol Roma bloguna. Aslında 2008 Nisan'ına tekabül eder blogger'la tanışmamız ve blog almamız. Ama dediğimiz gibi geçen yıl tam bugün atmışız ilk postu.

Aradan tam 365 gün geçmiş, tesadüfe bakın ki bu da 365. post!! Tesadüf değil elbet, son 10-20 posttur olayı biraz manipule ettik ve 365'e denk getirdik.

Nisan ayında bir yazar daha katıldı blog bünyesine: eoNoe. Parks and Recreation ve FM dizilerinin çevirilerindeki ortaklığımızı blog alemine de taşımış olduk. Bloga kayıtlı iki yazar daha var ama henüz kendilerinden haber alınamadı, toplamda 1 postları bile yok. Bu arada biz, sevgili Vincenzo'nun kurduğu Gizlenen Tarihimiz'de yazmaya başladık, Mayıs ayından beri vakit buldukça oraya da karalıyoruz bir şeyler.

Blog yazma olayına Bülent Timurlenk'ten özendik çoğu kişi gibi, onu da zaten Mehmet Demirkol'un köşe yazısıyla tanımıştık. Gerisi geldi işte.

Çok vakit ayıramıyoruz bloga, genelde yürüttüğümüz serilere yenilerini ekliyoruz, eskileri geliştiriyoruz vs. Aceto Balsamico'nun, Flying Dutchman'in, Pennearabiata'nın, Lambuja'nın, Romanista Bukowski'nin, Borges'in, Salsa Basket'in (daha 1000 tane var) yanında, bizimki Newsweek'in (Türkiye'den iyi bir örnek bulamadım, sanki her gün Newsweek okuyoruz ulan-bi de haftalık zaten, ne alaka!) yanında duran Posta ya da Tan gibi kalır ya, neyse...

Cümle alem duysun, Her Yol Roma'nın 1. yılı kutlu olsun, davullar çalınsın, çengiler oynasın, düğün şenlik kurulsun!!

Nice yıllara ve daha zengin içeriklere diyelim...

24 Kasım 2009 Salı

Demirel Vecizeleri 10



Derin devlet, normal devletin raydan çıkmış halidir.
(Bir muhabirin "derin devlet nedir?" sorusu üzerine)

İlginç Mezuniyetler 63

Tarkan Tüzmen
ODTÜ - İnşaat Mühendisliği

İsme Gel 27

José Miguel González Martín del Campo "Michel"

23 Kasım 2009 Pazartesi

Neler Dönmüş Serhat Ya 07


Başroller:
José Miguel González Martín del Campo "Michel" & Carlos Alberto Valderrama Palacio

Bu Ne Saç 13



Paul Josef Herbert Scharner
(Wigan Athletic)

22 Kasım 2009 Pazar

İlginç Mezuniyetler 62


Özgür Çakıt
B.A.: ODTÜ - Sosyoloji
M.A.: Marmara Üniversitesi - Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

21 Kasım 2009 Cumartesi

Metamorfoz 12 - Serdar Ortaç





Neler Dönmüş Serhat Ya 06



Başroller:
Mustafa Sarp & Harold "Harry" Kewell

Spor & Siyaset 02





Paolo Di Canio


19 Kasım 2009 Perşembe

İsme Gel 26



Ali Larter

Demirel Vecizeleri 09


Dört kaz teslim etsen, akşama üçünü kaybedip gelir.

(1980 öncesinde Bülent Ecevit’e)

16 Kasım 2009 Pazartesi

İlginç Mezuniyetler 61


Aziz Fuat Güner
Saint Joseph Lisesi
İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi - İnşaat Mühendisliği

Avrupa'da Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler




Macaristan'da bira içerken bardakları birbirine vurmak ne demektir?


Portekiz'de kırmızı kalemle not almak ne anlama gelir?


Bulgaristan'da başını sağdan sola sallamak mı "evet" anlamına gelir, yoksa yukarıdan aşağıya mı?

---

Yukarıdaki soruların cevaplarını ve diğer ülkelere ilişkin farklılıkları görmek istiyorsanız, ilgili ülkeye tıklayın...



KAYNAK:
http://fastenseatbelts.eu/home.php


15 Kasım 2009 Pazar

Spor & Siyaset 01



Engin Atsür

Neler Dönmüş Serhat Ya 05



Başroller:
Shaquille Rashaun O'Neal & Daniel John Willard "Danny" Ferry

14 Kasım 2009 Cumartesi

#11




...Ahmed Hossam Hussein Abdelhamid "Mido"...



...Alberto Gilardino...



...Angel Fabian di María...



...Darijo Srna...



...Darius Markus Vassell...



...David Michael Bentley...



...Didier Yves Drogba Tebily...



...Fabrizio Ravanelli...



...Giuseppe Rossi...



...James McFadden...



...Maximiliano Ruben "Maxi" Rodríguez...



...Miroslav Marian Klose...



...Robin van Persie...



...Robson de Souza "Robinho"...



...Romario de Souza Faria...



...Ryan Joseph Giggs...



...Vagner Silva de Souza "Vagner Love"...

İsme Gel 25



Ahmed Hossam Hussein Abdelhamid "Mido"

İlginç Mezuniyetler 60


Aykut Oray
B.A.: İstanbul Üniversitesi - Eski Önasya Dilleri ve Kültürleri
M.A.: İstanbul Üniversitesi - Hititoloji

07 Kasım 2009 Cumartesi

Toprak İnsana Değil, İnsan Toprağa Aittir




Günümüzden 155 yıl önce bir Kızılderili Şefi'nin; dünyaya, insana, doğaya, kardeşliğe bakış açısını oldukça açık ve samimi bir şekilde özetlediği, internette gezinirken tesadüfen rastladığım bu mektubu aşağıda sizinle paylaşmak istiyorum.


ABD Başkanına Mektup: Toprak İnsana Değil, İnsan Toprağa Aittir.


Bu mektup 1854 yılında, bir Kızılderili reisi olan Şef Seattle tarafından Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'na yazılmıştır.

Bir Kızılderiliyim ve anlamıyorum… Gökyüzünü, toprağın sıcaklığını nasıl satın alabilirsiniz ya da satarsınız? Bunu anlamak bizler için çok güç! Bu toprakların her parçası halkım için kutsaldır. Çam ağaçlarının parıldayan iğneleri, vızıldayan böcekler, beyaz kumsallı sahiller, karanlık ormanlar ve sabahları çayırları örten buğu, halkımın anılarının ve geçirdiği yüzlerce yıllık deneylerin bir parçasıdır.

Ormanlardaki ağaçların damarlarında dolaşan su, atalarımızın anılarını taşır; biz buna inanırız! Beyazlar için durum böyle değildir. Bir beyaz ölüp yıldızlar alemine göç ettiği zaman, doğduğu topraklarını unutur. Bizim ölülerimiz ise bu toprakları unutmaz. Çünkü Kızılderili gerçek anasının toprak olduğuna inanır.

Washington'daki Büyük Beyaz Reis, bizden toprak almak istediğini yazıyor! Bu bizim için büyük bir fedakarlık olur. Büyük Beyaz Reis, bize rahat yaşayacağımız bir yerin ayrılacağını, bize babalık edeceğini, biz Kızılderililerin ise onun çocukları olacağımızı söylüyor. Bu önerinizi düşüneceğiz! Ama gene de bunun kolay olmayacağını itiraf ederim. Çünkü bu topraklar, bizim için kutsaldır. Nehirler ve ırmakların suyu, bizim için sadece akıp giden su değildir; atalarımızın kanıdır aynı zamanda. Bu toprakları size satarsak, bu suların ve toprakların kutsal olduğunu çocuklarınıza da öğretmeniz gerekecek. Biz, nehirleri ve ırmakları kardeşimiz gibi severiz! Siz de aynı sevgiyi gösterebilecek misiniz kardeşlerimize? Biliyorum, beyazlar bizim gibi düşünmezler! Beyazlar için bir parça toprağın diğerlerinden farkı yoktur. Beyaz adam topraktan istediğini almaya bakar ve sonra yoluna devam eder. Çünkü toprak beyaz adamın dostu değil, düşmanıdır! Beyaz adam topraktan istediğini alınca, başka serüvenlere atılır. Beyaz adam, annesi olan toprağa ve kardeşi olan gökyüzüne alıp satılacak, işlenecek, yağmalanacak bir şey gözüyle bakar. Onun bu ihtirasıdır ki, toprakları çölleştirecek ve her şeyi yiyip bitirecektir! Beyaz adamın kurduğu kentleri de anlayamayız biz Kızılderililer. Bu kentlerde "huzur" ve "barış" yoktur! Beyaz adamın kurduğu kentlerde, bir çiçeğin taç yapraklarının açarken çıkardığı tatlı sesler, bir kelebeğin kanat çırpışları duyulmaz. Belki bir vahşi olduğumdan anlayamıyorum ama benim ve halkım için önemli olan şeyler oldukça başka! İnsan bir su birikintisinin etrafında toplanmış kurbağaların, ağaçlardaki kuşların ve doğanın seslerini duymadıkça, yaşamın ne değeri olur? Bir Kızılderiliyim ve anlamıyorum!

Biz Kızılderililer, bir su birikintisinin yüzünü yalayan rüzgarın sesini ve kokusunu severiz. Çam ormanlarının kokusunu taşıyan ve yağmurlarla yıkanıp temizlenmiş meltemleri severiz. Hava önemlidir bizler için. Ağaçlar, hayvanlar ve insanlar aynı havayı koklar. Beyaz adam için bunun da önemi yoktur! Ancak size bu toprakları satacak olursak, havanın temizliğine önem vermeyi de öğrenmeniz gerekir. Çocuklarınıza, havanın kutsal bir şey olduğunu öğretmeniz gerekir. Hem nasıl kutsal olmasın ki hava? Atalarımız doğdukları gün ilk nefeslerini bunun sayesinde almışlardır. Ölmeden önce son nefeslerini de gene bu havadan almazlar mı?

Toprak satmamız için yaptığınız öneriyi inceleyeceğim! Eğer önerinizi kabul edecek olursak, bizim de bir koşulumuz var; beyaz adam bu topraklar üzerinde yaşayan bütün canlılara saygı göstersin. Ben bir vahşiyim ve başka türlü düşünemiyorum! Yaylalarda cesetleri kokan binlerce bufalo gördüm. Beyaz adam trenle geçerken vurup öldürüyor bu hayvanları! Dumanlar püskürten bu demir atın bir bufalodan daha değerli olduğuna aklım ermiyor! Biz sadece yaşayabilmek için avladık bufaloları! Bütün hayvanları öldürecek olursanız nasıl yaşayabilirsiniz? Canlıların yok edildiği bir dünyada insan ruhu yalnızlık duygusundan ölür gibi geliyor bize. Unutmayın, bugün canlıların başına gelenler yarın insanın başına gelir! Çünkü bunlar arasında bir bağ vardır.

Şu gerçeği iyi biliyoruz: Toprak insana değil, insan toprağa aittir! Ve bu dünyadaki her şey, bir ailenin fertlerini birbirine bağlayan kan gibi ortaktır ve birbirine bağlıdır. Bu nedenle de dünyanın başına gelen her felaket insanoğlunun da başına gelmiş sayılır! Bildiğimiz bir gerçek daha var: Sizin Tanrı'nız bizimkinden başka bir Tanrı değil! Aynı Tanrı'nın yaratıklarıyız. Beyaz adam bir gün belki bu gerçeği de anlayacak ve kardeş olduğumuzu fark edecektir. Siz Tanrı'nızın başka olduğunu düşünmekte serbestsiniz! Ama Tanrı, hepimizi yaratan Tanrı için Kızılderili ve beyazın farkı yoktur. Ve Kızılderililer gibi Tanrı da toprağa değer verir. Bu toprağa saygısızlık, Tanrı'nın kendisine saygısızlıktır. Beyaz adamı bu topraklara getiren ve ona Kızılderili'yi boyunduruk altına alma gücünü veren Tanrı'nın kaderini anlayamıyoruz! Tıpkı bufaloların öldürülüşü, ormanların yakılışı, toprağın kirletilişini anlayamadığımız gibi...

Bir gün bakacaksınız gökteki kartallar, dağları örten ormanlar yok olmuş. Yabani atlar ehlileştirilmiş ve her yer insanoğlunun kokusuyla dolmuş! İşte o gün insanoğlu için yaşamın sonu ve varlığını devam ettirebilme mücadelesinin başlangıcı başlamış olacak.

------------------------------------------------------------------------------------------------

www.gencgelisim.com sitesinden alıntıdır. Tam adres: http://www.gencgelisim.com/v2/content/view/746/2/

03 Kasım 2009 Salı

İlginç Mezuniyetler 59



Ceyda Düvenci
Marmara Üniversitesi - İktisat

30 Ekim 2009 Cuma

Oynak Örümcek Adam 2 - Çikita Muz (Ajdar Anık)